• Anasayfa
  • Favorilere Ekle

BilgiSentezi


"Kendi kendimize egemen olmayı öğreten yönetim, en iyi yönetimdir." Goethe                         

KİŞİSEL GELİŞİM
Kişisel gelişim; son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz ve yaşamımızın her alanına güçlü bir şekilde tesir etmesi nedeniyle de önemi günden güne artan bir kavram haline geldi. Günümüzde insanlar, anne ve babalarının, öğretmenlerinin, arkadaşlarının ya da sosyal çevrelerinde bulunan diğer insanların sayesinde çok küçük yaşlardan itibaren kişisel gelişimin çeşitli alan ve metotlarıyla tanışma fırsatı bulabiliyor. İsmi her ne kadar zihnimizde ve terminolojide “Kişisel Gelişim” olarak yer etmiş olsa da, bu kavramın aslında “Kişisel Dönüşüm”  şeklinde ifade edilmesinin daha uygun olduğunu düşünmekteyim. Çünkü hayatımızdaki bütün gelişimler, dönüşümlerle gerçekleşir. Kişisel gelişim dediğimiz şey özünde; kişide doğuştan var olan; ancak o zamana kadar fark edilemeyip geri planda kalan kimi yeteneklerin tekrar gün yüzüne çıkarılması sürecidir. Konumuzla doğrudan alakalı olmasa da bunu Termodinamik ile de açıklayabiliriz. Bildiğiniz gibi Termodinamik’ in birinci yasası “Enerji yoktan var olmaz; var olan bir enerji de yok olmaz.” demektedir. Bu da demek oluyor ki; hepimiz aklımızda, bedenimizde ve ruhumuzda var olan temel enerjiler sayesinde çeşitli dönüşümler gerçekleştiriyoruz. Mevcut enerjilerimizi başka enerjilere dönüştürüyoruz. Bu dönüşümlerin bazıları olumlu olup ilerlememizi, gelişmemizi sağlarken, bazıları da maalesef olumsuz oluyor ve bizi bulunduğumuz noktadan daha da geriye götürebiliyor.
Bugüne kadar ben de pek çoğumuz gibi birçok kişisel gelişim kitabı okudum, çeşitli seminerlere ve eğitimlere katıldım. Bir kısmını gerçekten yararlı buldum; fakat bir kısmı ise son derece gereksiz ve abartılı şeylerden bahsediyordu. Bu yazımda, kişisel gelişim sağlamak ile alakalı bütün bu öğrenme sürecimde edindiğim bilgileri, “bence” formatında hazırladığım on madde ile sizlerle paylaşmak istiyorum. Elbette hepimiz hayata bakış açımıza, hayattaki önceliklerimize göre dilediğimiz gibi bu listeyi uzatabilir, kısaltabilir ya da önem sıralamasını değiştirebiliriz. Asıl amacımız, kendi yaşamımıza en uygun kişisel metodu keşfedip bir an önce hayatımızda uygulamaya başlamak olmalıdır.
 
1) Seven! Aksu olmak
Şuan için, Sezen Aksu olup harika eserler üretemeyebiliriz ama Seven Aksu olabiliriz! Hatta ona nazire yaparcasına “Beni sev, kendini sev, her şeyi sev” diyebiliriz! Evet, bir işte başarılı olabilmenin birinci şartı sevmektir. Bir şey ancak sevgi ortamında hayat bulabilir. Sadece yapmaya çalıştığımız işi değil; en başta her türlü kusurlarımıza rağmen kendimizi, daha sonra ise yaşadığımız hayatı bir bütün olarak sevmeliyiz. Sevemiyorsak sevebilmenin yollarını aramalıyız. Çünkü insan, sevdiği şeyi önemser ve ona değer verir.
 
2) -Değişecek miyiz? -Eminim, son kararım!
Sevdiğimiz bir şeyde gelişim sağlayabilmemiz için ilk yapacağımız iş, bunu bir ihtiyaç olarak görerek yürekten istemektir. Gelişmeye, dönüşmeye ihtiyaç duyuyor muyuz? Hangi yönlerimiz güçlü, hangi yönlerimiz zayıf? Ortalamanın üzeri seviyedeki yönlerimizin üzerine gidip harika işler mi çıkarmak istiyoruz ya da /varsa şayet/ vasat özelliklerimizin üzerine giderek daha bütüncül ve derli toplu bir karakter seviyesi mi yakalamak istiyoruz? İnsanlar bizi anlayamıyor ya da yanlış algılıyor olabilir. Onlara bizi doğru anlayabilmeleri için fırsat yaratmalıyız.
 
3) Zamanın kıymetini bilmek
Hepimiz zamanın ve zamanın bize sunduğu imkanların kıymetini bilmeliyiz. Yokluktan varlığa ulaşırken kat ettiğimiz sonsuzluğun aksine, bize sunulan zamanın ne zaman, nerede ve ne şekilde biteceğini bilmediğimiz bir sonu olduğunu daima hatırlamalıyız. Teknolojik gelişmelerin beraberinde her ne kadar insan ömrü günden güne uzuyor olsa da önemli olan ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız ve bu hayata neler sunduğumuzdur. Başarılı insanların hayatlarını incelediğimizde pek çok işi iyi bir plan dahilinde kusursuzca yürütebildiklerini ve bunu da çok iyi bir zaman yönetimi sayesinde başarmış olduklarını görüyoruz. Bunu başarmak için de sıradanlaşmadan sıradan yaşamayı öğrenmeli ve zamanımızı çalan gereksiz tüm işleri yaşamımızdan söküp atmak için gayret göstermeliyiz.
 
4) Hayata fayda sağlamak, gaye ve misyon edinmek
Bu hayattaki gayemiz nedir? Bizi biz yapan bir misyonumuz, hedefimiz mevcut mu? İnsanlara, diğer canlılara ve doğaya karşı hangi faydaları sunuyoruz? Besin piramidindeki o küçük üçgene hapsolmayı ve sadece tüketmeyi tercih etmek yerine, daha alt basamaklardaki canlılar gibi hiçbir karşılık beklemeden, çevremize kusursuz ve bize özgü faydalar sunmanın yollarını araştırmalıyız. Sahip olduğumuz akıl, beden ve ruh enerjilerimizi faydalı hangi enerjilere dönüştüreceğimize karar vermeliyiz. Böyle bir amacımızın olması, bize ihtiyaç duyduğumuz motivasyonu sağlayacaktır.
 
5) Oku&Oku
Bir amaç edindik ve şimdi sıra geldi bu amaca ulaşmanın yollarına. Bir amaca ulaşmak için elbette bol bol okuyup araştırmalıyız. Sadece kitapları değil, hayatı da okumalıyız. Daima yeni bilgiler keşfetmeye çalışmalıyız. Bunun için de ilgi alanlarımıza göre bir kitap listesi ve okuma programı yapmayı öneriyorum. Yanınızdan ayırmayacağımız bir kitabımız, akıllı telefonumuzdan takip edeceğimiz favori internet sitelerimiz olmalı. Haftanın belirli günlerini veya günün belli saatlerini de kendimize ait okuma ve araştırma işlerimiz için ayırmamız oldukça isabetli olacaktır.
 
6) Seyahat etmek, gözlem yapmak, tanımak ve tanışmak
İlk seyahatimizi “eski” benden “yeni” bene doğru yapmalıyız. “yeni” bendeki gelişmeleri, güzellikleri görerek ona hayran olmalı ve bu mutluluğu bütün benliğimizle hissetmeliyiz. Bunu yaptığımızda zihnimiz bu değişim çabasına ikna olmuş olacaktır. İmkânımız ölçüsünde düzenli olarak seyahat etmeliyiz. Bunun için yıl içerisinde kendi yaşantımıza uygun seyahat planları yaparak bu seyahatleri gerçekleştirmeliyiz. Sanıldığının aksine, seyahat etmek için ciddi bütçeler ayırmamız şart değil. Gözlem yapabileceğimiz, modumuzu değiştiren her türlü girişim aslında bir seyahattir. Yeni yerler, yeni hayatlar keşfetmeli, yeni insanlar tanımalı ve yepyeni deneyimler edinmeliyiz. Seyahat ettikçe kendi küçüklüğümüzün farkına varacak, daha fazla merak etmeye ve daha fazla araştırmaya başlayacağız. Ayrıca seyahat etmek; adrenalin, serotonin ve endorfin gibi hormonların salgılanmasını uyaracağı için stres seviyemizi düşürecek ve bize ihtiyaç duyduğumuz iç enerjiyi sağlayacaktır.
 
7) Yaz
Bol bol okuyoruz, seyahat edip gözlem yapıyoruz. Ve bol miktarda bilgi ve deneyim ediniyoruz. Bu kadar orijinal hatıraları kaydetmezsek, hepsi unutulup gidecektir. Bu yüzden mutlaka kayıt altına almalıyız. Ayrıca yazarken, öğrendiklerimizi tekrar ederek zihnimizde de kalıcı hale getirmiş oluyoruz.
 
8) Öğrendiklerini paylaş
Sahip olduğumuz bilgilerimizi önemsiz ya da değersiz görmeden ihtiyaç duyan başkalarıyla da paylaşmalıyız. Öğrendiklerimizi paylaşmak, bilgiye ulaşmada göstermiş olduğumuz çabaların daha da kıymetli hale gelmelerini sağlayacaktır. Bu amaçla bir ajandaya not edebilir, blog yazmayı düşünebilir  ya da sosyal platformları kullanabiliriz.
 
9) Hayat boyu öğren
Öğrenmek bir süreçtir. Bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak, dünyamızın sahip olduğu toplam bilgi miktarı günden güne ve artan bir hızla yani parabolik olarak artmaktadır. Bu da demek oluyor ki bugün sahip olduğumuz bilgiler yarın önemini ve geçerliliğini yitirecektir. Bu nedenle öğrenmeyi günlük yaşantımızın bir parçası haline getirmemiz gerekmektedir.
 
10) Çalışmak
Malcolm Gladwell, “on bin saat kuralı” adını verdiği kuramında, herhangi bir konuda uzman bilgisine sahip olabilmek için o konuda on bin saat çalışmak gerektiğini ortaya koymuştur. Ne kadar yetenekli olursak olalım, çalışmadığımız sürece gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarmamız mümkün değildir. Şöyle bir düşünelim ve bugüne kadar sevdiğimiz hangi konuda on bin saate en yakın bir süre emek gösterdiysek o alanın üzerinde yoğunlaşalım. Sıfırdan başlamaktansa mevcut yeteneklerimizi geliştirmek bize çok ciddi zaman kazandıracaktır. Ve bu uzmanlık alanı doğrultusunda kişisel gelişim göstermeye çalışmak çok doğru bir adım olacaktır.

bilgisentezi.com
Paylaş |                       Arşiv     
293 kez okundu